Beyaz kan hücreleri
BEYAZ KAN HÜCRELERİ
Yaşam boyunca vücut, binlerce farklı virüsün, bakterinin ve diğer mikropların olduğu kadar omurgasız parazitlerin saldırısına da uğrar. İlk savunma hattı olan deri, deri ve vücudun içyüzlerini örten zarları, bu potansiyel işgalcilerin çoğunu dışarıda tutar. Hastalık oluşturmak için daha derin dokulara ulaşabilen daha az kısmı ise beyaz kan hücrelerinin (BKH) saldırı engeliyle karşılaşır. Lökosit olarak da bilinen BKH'ler kırmızı kemik iliğinde ve lenf dokularında üretilir. Başlıca beş türü vardır: nötrofil, eozinofil, bazofil, monosit ve lenfositler. BKH'lerinin çoğu vücuttaki enfeksiyon bölgelerine göç denen bir işlemle giderken çok küçük alanlardan “sıkışarak” geçebilir.
Bu alanlar, kılcal damarların hücreleri arasındaki bölgelerdir. Nötrofiller, işgal alanına ilk gelenlerdir. Burada bakterileri öldüren enzimleri serbest birakırlar ve fagosit denilen bir süreçle mikroorganizmalarla yabancı maddeleri yutarlar. Monositler biraz daha sonra ancak çok daha fazla sayıda gelirler, kandan dokuya göç ettiklerinde ise makrofaj (çöpçü hücre) olurlar. Saldıran organizmalar öldürürler ve enfeksiyonla ilgili yıkıntıyı temizlerler. Eozinofiller de yabancı maddeyi tüketir ve yutarlar; bunun dışında bazı parazit kurtları tek hücreli hayvanları öldüren alerjik tepkilerle ilgili enzimleri serbest bırakırlar. Bazofiller ayrıca iltihaplar ve alerjik tepkilerde de etkilidir.
Bir kez hastalanan dokuya girdiklerinde, histamin açığa çıkarırlar; böylece vücudun yabanci maddeye direncini arttıran mast hücresine dönüşürler. Üç tür lenfosit vardır; doğal öldürücüler, T hücreleri ve B hücreleri. Doğal öldürücü hücreler çok çeşitli mikroorganizmaya ve belli tümör hücrelerine saldırır. T ve B hücreleri vücudun bağışıklık yanıtına doğrudan katılırlar. T hücreleri virüsler, mantar ve kanser hücreleri ve organ naklinde yabancı doku ile savaşır. Yanıt verebilmeleri için T hücreleri yabancı işgalciye karşı duyarlı kılınmalıdır. Farklı T hücreleri, farklı patojenleri veya zararlı maddeleri “tanımayı” öğrenir. Sağlıklı bir vücutta milyonlarca farklı T hücresi dolaşır.
Bakterilerle oldukça iyi başa çıkabilen ve zehirleri etkisiz hale getirmekte son derece etkili olan B hücreleriyle benzer işleve sahiptir. T hücrelerinin tersine B hücreleri yabancı maddeye doğrudan saldırmaz. Bunun yerine, işi yapması için antikor üreten plazma hücresine dönüşürler. T ve B hücreleri vücutta yıllarca dolaşabilir. Diğer BKH'leri intihar komandaları gibi kendi savaş çabalarının sonucu olarak, özellikle de yuttukları zehirli maddeler tarafından öldürülürler. Ömürleri genellikle birkaç gündür ancak enfeksiyon zamanlarında saat hesabıyla yaşarlar. Kanda BKH'lerinin sayısının artması genellikle bir iltihap veya enfeksiyon belirtisidir.
Her BKH türü farklı bir göreve sahip olduğu için, her türün kanda hangi yüzdeyle bulunduğu hastalığın tanısı için önemlidir. Örneğin yüksek eozinofil sayısı alerjik bir tepkinin veya parazit kurt enfeksiyonunun belirtisidir. Normalde BKH'lerinin sayısı her milimetre küp kanda 5.000 ve 10.000 arasındadır; 10.000 üzeri enfeksiyon olduğunu gösterir. Fazla çıkan BKH sayımı lökositoz ve çok düşük sayım ise lökopeni olarak adlandırılır. Lenfositler, vücudun bakteri, virüs ve diğer istilacıları ayırt etme ve bunlara tepki verme yeteneğinden sorumlu beyaz kan hücreleridir. Vücudun işgalcilere karşı savunma hattıdırlar.
Lenfositler, kemik iliğinde, ilkel hücrelerden (kök hücreler) oluşan küçük yuvarlak hücrelerdir. Olgunlaştıklarında, kan dolaşımına geçerek, dalak, lenf düğümleri, bademcik ve bağırsak dış zarı gibi lenf dokularının Monosit, dokulara girerek, makrofaja dönüşmeden önce kanda 1-2 gün dolaşır. Bakteri işgaline karşı ön hat savunmasındaki nötrofiller, mikroorganizmaları yutar ve yok eder. Eozinofiller alerjik tepkiye neden olan ve bazı parazitleri öldüren enzimleri serbest bırakır. Bazı lenfositler timus bezine girerler, burada çoğalarak timustan türeyen, “T" hücreleri adında özel bir lenfosit türüne dönüşürler.
Bu T hücreleri kan dolaşımına tekrar katılır ve vücuttaki lenf dokuları arasında dolaşır. Burada işlevleri, hücre yüzeylerindeki yabancı molekülleri tanıyan alıcılarının yardımıyla, bakteri ve virüs gibi işgalcilere karşı vücutta devriye gezmektir. Bir kez düşmanı tanımladıktan sonra T hücreleri çoğalır, yabancı hücrelere saldırır ve onları yok eder. Bu süreç “hücresel" bağışıklık olarak bilinir. T hücreleri B lenfositlerinin düzenlenmesinyıkıntıları yutarak enfeksiyonla savaşır. Bu hücreler, vücudun işgalci alerjenlere karşı tepkisini güçlendirmek için gereken maddeleri serbest bırakır. Üç tür lenfosit vardır.
Doğal öldürücü hücreler ve T hücreleri yabancı işgalcilere doğrudan saldırır; B hüc releri antikorları üretir. den de sorumludur. Bunlar, “salgısal" bağışıklık olarak bilinen bağışıklık sürecinde, yabancı moleküllere karşı antikor üreten bir başka beyaz kan hücresi türüdür. HİV enfeksiyonunun ilerlemesi (insan bağışıklık yemezliği virüsü) hastanın T hücrelerinin (özellikle T4 hücrelerinin) kandaki sayısının düzenli aralıklarla ölçümüyle denetlenebilir. T4 hücreleri (CD4 veya T yardımcı hücreleri olarak da bilinir) vücudun enfeksiyon ve kanserle savaşında önemli bir rol oynar.
HİV enfeksiyonunda, T4 hücreleri işgale uğrar ve yok edilir; T4'ün kandaki sayısındahafta sürer ve daha sonra kan dolaşımına bırakılırlar.
Benzer tıbbi terimler
Tümünü görVirüse bağli hastaliklar
Virüsler yalnızca elektron mikroskopla görülebilecek kadar küçük bulaşıcı organizmalar grubudur.
Yumurtaliklar
Yumurtalıklar yaklaşık 3 santimetre boyunda ve 1 santimetre genişliğinde elips şekilli organlardır.
Kan-beyin engeli
Merkezi sinir sistemi içinde kılcaldamarların (incecik kan damarlarının) duvarlarını oluşturan hücreler arasındaki sıkı, geçirimsiz bileşkelerin meydana getirdiği sistem.
Lösemi
Lösemi, kandaki beyaz hücrelerde oluşan ilerleyen, kötü huylu bir hastalıktır.
Saman nezlesi
Saman nezlesi ya da mevsimsel alerjik burun iltihabı (bahar nezlesi ya da polinoz olarak da bilinir) havada uçuşan polenlere karşı aşırı duyarlılığa bağlı olarak ortaya çıkar; bahar ve yaz aylarında oldukça yaygındır.
Viral hepatit
Hepatit, karaciğerin iltihaplanması durumudur; hastalık, karaciğerin işlevselliğini azaltır.
Benzer içerikler
Virüse bağli hastaliklar
Tıbbi terimVirüsler yalnızca elektron mikroskopla görülebilecek kadar küçük bulaşıcı organizmalar grubudur.
Yumurtaliklar
Tıbbi terimYumurtalıklar yaklaşık 3 santimetre boyunda ve 1 santimetre genişliğinde elips şekilli organlardır.
Kan-beyin engeli
Tıbbi terimMerkezi sinir sistemi içinde kılcaldamarların (incecik kan damarlarının) duvarlarını oluşturan hücreler arasındaki sıkı, geçirimsiz bileşkelerin meydana getirdiği sistem.
Lösemi
Tıbbi terimLösemi, kandaki beyaz hücrelerde oluşan ilerleyen, kötü huylu bir hastalıktır.
Saman nezlesi
Tıbbi terimSaman nezlesi ya da mevsimsel alerjik burun iltihabı (bahar nezlesi ya da polinoz olarak da bilinir) havada uçuşan polenlere karşı aşırı duyarlılığa bağlı olarak ortaya çıkar; bahar ve yaz aylarında oldukça yaygındır.
Viral hepatit
Tıbbi terimHepatit, karaciğerin iltihaplanması durumudur; hastalık, karaciğerin işlevselliğini azaltır.
Bağişiklik
Tıbbi terimBağışıklık vücudun kendisini hastalıktan koruma yeteneğidir.
Hodgkin dışı lenfoma
Tıbbi terimHodgkin dışı lenfoma, Hodgkin lenfomadan (Hodgkin hastalığı da denir) farklı olan lenf bezleri tümörüdür.