Kan ve sinir donanimi
KAN VE SİNİR DONANIMI
Bedendeki oksijensiz kan, kalbin sağ karıncığı tarafından akciğer atardamarları yoluyla akciğerlere pompalanır. Akciğer atardamarlarının dalları havayollarını izler ve gaz alışverişinin yapıldığı alveolleri çevreleyen kılcal damarlarda son bulur. Tekrar oksijenlenen kan, her akciğer için iki akciğer toplardamarına bölünen kılcal toplardamarlar tarafından toplanır ve kalbin sol kulakçığına döner; böylece burada vücuda tekrar pompalanabilir. Mitral kapak darlığında, daralan mitral kapak, sol kulakçıktan sol karıncığa kan akışına karşı direncini artırır. Artan basınç, akciğerleri daha sertleştirerek ve nefes almayı güçleştirerek, akciğerlerdeki kılcal damar sistemine geri aktarılır.
Eğer basınç yeterince yüksekse, serum kılcal damarlardan dışarı sizarak akciğerde ödeme neden olur, kılcal damarlar alveollerin içinde patlar ve kanlı öksürük oluşur, bu hemoptizi (akciğer ve solunum yollarından dışarıya ağız yoluyla gerçekleşen kanama) olarak bilinir. Solunum yolları ve akciğerler, küçük bronşlara ait atardamarlardan oksijen ve besin alırlar. Oksijensiz kan, kalbe akciğer toplardamarları aracılığıyla döner. Akciğerlerdeki lenf damarları göğüs lenf kanalına boşalır. Lenf düğümleri akciğerlerin kökünde (kan damarlarının ve bronşların akciğerlere girdiği yer), bronşların ve soluk borusunun çevresinde bulunur.
Akciğer kanserinde lenf düğümleri genişlediğinde, standart röntgende dahi görülebilirler. NASIL NEFES ALIRIZ? Göğüs kafesi, hava geçirmez bir silindirdir; diyafram, tabanını oluşturur ve üst kapağı boynun köküdür. Göğüs kafesinin duvarı, omurganın göğüs kısmından göğüs kemiğine akan kaburgalardan oluşur ve üç tabaka kaburgalararası kaslarla birbirine bağlıdır. Nefes aldığımızda, kaburgalar omurga eklemlerinin çevresinde döner ve ön uçlarındaki göğüs kemiği yükselerek göğüs kafesinin önden arkaya ve her iki yana çapını artırır. Diyafram aşağı inerek göğüs kafesinin dikey boyutunu artırır.
Göğüs boşluğunun kapasitesi artarak, göğüs içi basıncının atmosfer basıncının altıalışverişinin oluştuğu alveollere geçmesi için geçit sağlar. Bronşlar, silya (küçük tüy benzeri yapılar) ve bronşlara ait solunum yollarının açık olmasını sağlayan mukus (sıvayıcı yapışkan sıvı) salgılayan bezleri içerir. En küçük bronşçuklar alveollerde (hava kesecikleri) son bulur. Keseciklerin duvarları, havadan gelen oksijenin kan dolaşımına girmesini ve kanda biriken karbondioksitin dışarı solunması için alveollere geçmesini sağlayan küçük kan damarlarıyla çevrilidir. na düşmesine neden olur. Hava, solunum yolları aracılığıyla akciğerlerde emilir.
Eğer göğüs kafesinde büyük bir yara varsa bu, göğüs içi basıncı atmosfer basıncıyla eşitler ve bu mekanizmanın işlememesin sonucunu doğurur. Dışarı nefes vermek edilgen bir süreçtir; kaburgaların ve akciğerlerin geri çekilmesi ve diyaframın daha yüksek bir duruşa dönüşü havayı dışarı atar. Astım nöbetlerinde, solunum yolundaki direnç, nefes almanın dışarı verme aşamasında daha çok soruna neden olur. Hastalar havayı dışarı atmak için daha çok çaba harcamak zorundadırlar ve nefes vermede hırıltılı soluma daha belirgindir.
Direnci ortadan kaldırabilmek için hastalar dik oturmali, yatağın kolu gibi sabit bir nesneyi tutmalıdırlar ve boyundaki “ek solunum kasını kullanarak ilk kaburga ve göğüs kafesi üzerinde fazladan çekiş oluşturulmalıdır. Hava akışı ciddi olarak azaldığında, örneğin yatağa bağlı bir hastada kaburganın hareketleri engellendiğinde, akciğerlerdeki hava ve salgıdaki durgunluk solunum enfeksiyonu (zatürre) riskini artırmaktadır. Yatağı bağlı, kronik hastalarda, zatürrenin önlenmesi için göğüsle ilgili fizik tedavi önemlidir
Benzer tıbbi terimler
Tümünü görKalp
Akciğerlere ve bedenin kalan kısmına kan göndermek için sürekli ve ritmik bir şekilde atan göğsün merkezindeki kas yapılı pompa.
Atardamarlar
Atardamarlar, kalpten vücudun diğer bölümlerine kan taşıyan, esnek, kalın duvarlı, tüp şekilli kan damarlarıdır.
Dolaşim sistemi
Dolaşım sistemi, kapalı bir zincir oluşturan kalbi ve kan damarlarını içerir.
Kurtarıcı solunum
Solunumu durmuş (bkz.solunum durması) ya da yetersiz hale gelmiş bir kişinin akciğerlerine hava üflenmesi.
Pulmoner atardamar
Pulmoner gövde veya pulmoner atardamar kalbin sağ tarafından kirli (venöz) kanı akciğerlere taşıyan büyük damardır.
Atrial septal defekt (asd)
Atrial Septal Defekt (Kulakçıklar arasında bulunan kas yapılarındaki defekt), kalbin iki üst odacığı (kulakçık) arasında konjenital bir ‘kalp deliği'dir.
Benzer içerikler
Kalp
Tıbbi terimAkciğerlere ve bedenin kalan kısmına kan göndermek için sürekli ve ritmik bir şekilde atan göğsün merkezindeki kas yapılı pompa.
Atardamarlar
Tıbbi terimAtardamarlar, kalpten vücudun diğer bölümlerine kan taşıyan, esnek, kalın duvarlı, tüp şekilli kan damarlarıdır.
Dolaşim sistemi
Tıbbi terimDolaşım sistemi, kapalı bir zincir oluşturan kalbi ve kan damarlarını içerir.
Kurtarıcı solunum
Tıbbi terimSolunumu durmuş (bkz.solunum durması) ya da yetersiz hale gelmiş bir kişinin akciğerlerine hava üflenmesi.
Atrial septal defekt (asd)
Tıbbi terimAtrial Septal Defekt (Kulakçıklar arasında bulunan kas yapılarındaki defekt), kalbin iki üst odacığı (kulakçık) arasında konjenital bir ‘kalp deliği'dir.
Pulmoner atardamar
Tıbbi terimPulmoner gövde veya pulmoner atardamar kalbin sağ tarafından kirli (venöz) kanı akciğerlere taşıyan büyük damardır.
Kor pulmonale
Tıbbi terimKor pulmonale kalbin sağ yanının genişlediği, zayıfladığı ve iflas edebileceği bir durumdur.
Dolaşım sistemi
Tıbbi terimTüm vücuda sürekli kan akısı sağlamakla görevli, kalp ve kan damarlarından oluşan sistem.