Nevralji
Sinirin iritasyonu veya ona gelen zararın oluşturduğu ağrı. Ağrı genelde ani nöbet şeklinde olur, şiddetli olabilir ve ilgili sinir boyunca zonklama hissedilebilir.
TÜRLERİ VE NEDENLERİ
Bazı nevraljinevralji türleri bir hastalığın özellikleridir. Migreni olanlar yaygın olarak göz çevresinde aşırı ve bir merkezden yayılan ağrıyı içeren bir tür nevralji yaşarlar. Zonadan sonra meydana gelen posterpetik nevralji hastalıktan aylar hatta yıllar sonra bile ilgili bölgede zona atağıyla tekrar edebilen yanma şeklinde bir ağrıdır. Diğer nevralji çeşitleri özel bir sinirin zarar görmesiyle olur. Glosofarinjealnevraljide dilin arkasında, boğazda ve kulakta aşırı bir ağrı hissedilir. Bütün bu bölgeler glosofarinjeal sinirle beslenir. Nedeni bilinmemektedir. Aynısı trigeminal nevralji için de geçerlidir. Şiddetli bir ağrı paroksism trigeminal sinirin beslediği yüzün bir tarafını etkiler. TEDAVi Nevralji parasetamol gibi analjezik ilaçlarla (ağrı kesiciler) dindirebilir.Glosofarinjeal, trigeminal ve posterpetik nevralji karbamapezin ve diğer antikonvulsan ilaçlarla (gabapentin gibi) veya trisiklik antidepresan ilaçlarla tedaviye yanit verebilir. sinir yolu defekti Embriyonun omurilik ve beynini etkileyen gelişimsel bir arıza. Embriyonun sırtı boyunca hamileliğin yaklaşık üçüncü haftasında gelişen nöral plaka ondan sonra daha sonra beyin, omurilik ve onların kaplaması (meninksler) haline gelen sinir yolunu oluşturmak üzere sarar. Eğer sinir yolu uygun şekilde oluşmazsa bu parçaların herhangi birinde defektler oluşur.
ÇEŞİTLERİ VE SEMPTOMLARI
En ciddi sinir yolu defekti anensefali (Kafatası ve beynin gelişmemesi). Doğumdan önce veya hemen sonraları ölümcüldür. En yaygını spina bifida dır. Bu çeşitte omurga omuriliğin çevresinde tam bir çember oluşturmaz. Spina bifida omurganin herhangi bir yerinde oluşabilir. Fakat sırtın aşağısında yaygındır. Spina bifida nın değişik şekilleri vardır. Spina bifida okkültada tek defekt omuriliğin arkasındaki kemiksi arkları birleştirmede başarısız olmasıdır. Bu durum bazen bölgedeki saçın perçemi veya ciltteki gamzeyle ilgilidir. Cerrahi şekilde serbest birkailması gereken spinal kolonunbağlanması olabilse de bu sorun doğurmayabilir. Eğer kemik defekti daha kapsamlı ise meningosel (meninjiyal membranların protrüzyonu) veya miyelomeningosel (omurilikin bir parçasının ve onu çevreleyen meninkslerin tamamen maruz kaldığı bir malformasyon) olabilir. Miyelomeningoselin bacaklardaki felç, vücudun alt kısmında his kaybı ve anüs ve mesanedeki felçle inkontinense neden olduğu siddetli handikapa yol açması olasıdır (Bkz inkontinens; fekal; inkontinens, üriner). Omurgadaki malformasyon ne kadar yüksekse handikap o kadar ciddidir. İlgili sorunlar beyinde fazladan sıvının oluştuğu hidrosefalidir. Basıncı dindirmek için bir yanyol eklemek yaşamın ilk haftalarında yaygın olarak gereklidir. Ama bazı çocukların serebral felç, epilepsi veya öğrenme güçlükleri de olacaktır. Sinir yolu defektleri olan çocuklar özellikle menenjit geçirme riski altindadır. Menenjit de beyin ve omuriliği kaplayan membranların ciddi bir enfeksiyon geçirir. NEDENLERİ Sinir yolu defektlerinin nedeni tam olarak anlaşılamamıştır. Ama genetik faktörlerin ilgili olduğunu akla getiren aileden gelme eğilimleri vardır. Hamilelik boyunca kadınlar aldıklarında antikonvülsan ilacın bazı çeşitleri sinir yolu defektleriyle ilgilidir.
TEDAVİ VE DIŞARIDAN BAKIŞ
Geelde doğumdan sonraki birkaç gün içinde cerrahi müdahale yapılır. Ilmlı vakalarda defekt tamamen düzeltilebilir. Ama miyelomeningoselde bazı handikaplar kalabilir. Etkilenen genellikle çocuk yaşam boyu bakıma gereksinim duyar. Fizyoterapi ve mobilite yardımları aktiviteyi sürdürmede yararlı olabilir ve olabildiğince yüksek derecede bağımsızlık sağlayabilir.Beyinleri ve/veya omurilikleri kapsamlı zarar görmüş çocuklarda az bir yaşam beklentisi vardır. ÖNLEM Eğer anne önerilen dozda kolik asit suplemanlarını gebe kalmadan önce ve hamileliğin ilk 12 haftasında alırsa sinir yolu defekti riski büyük oranda azaltılabilir. Eğer ebeveynlerden birinde spina bifida varsa veya daha önce sinir yolu defekti olan bir çocuğu olduysa daha yüksek dozda folik asit önerilir. Hamilelikteki kan testleri ve ultrason taraması sinir yolu defektlerini doğumdan önce bulmaya yardım edebilir. Son 25 yıl boyunca bu defektlerle doğan bebeklerde büyük oranda bir azalma oldu.
Benzer tıbbi terimler
Tümünü görTrigeminal sinir
Trigeminal sinir, beyin sapından çıkan beşinci kafatası siniridir ve yüze geçerek yüz derisiyle kafa derisini, dişleri, burun, ağız ve gözdeki mukus zarını ve çiğneme kaslarını besler.
Bilek tüneli (carpal tunnel) sendromu
Bu durum, bilekteki bilek tüneli içindeki orta sinirin sıkışmasından dolayı meydana gelen bir sendromdur.
Ağrili tik
Ağrılı tik (tic douloureux ya da trigeminal nevralji), yüzdeki başlıca duyusal sinir olan trigeminal sinirle ilgili bir hastalıktır.
Karpal tünel sendromu
Hissiszlik, batma ve bas parmak, isaret parmağı ve orta parmakalrda ağrı.
Ağrılı tik
Ağrılı tik, tic douloureux ya da trigeminal nevralji olarak da bilinir.
Yüz felci
Yüz kaslarının, yüz sinirlerinin inflamasyonu veya bu sinirlerin hasar görmesiyle zayıflamasıdır.
Benzer içerikler
Trigeminal sinir
Tıbbi terimTrigeminal sinir, beyin sapından çıkan beşinci kafatası siniridir ve yüze geçerek yüz derisiyle kafa derisini, dişleri, burun, ağız ve gözdeki mukus zarını ve çiğneme kaslarını besler.
Bilek tüneli (carpal tunnel) sendromu
Tıbbi terimBu durum, bilekteki bilek tüneli içindeki orta sinirin sıkışmasından dolayı meydana gelen bir sendromdur.
Ağrili tik
Tıbbi terimAğrılı tik (tic douloureux ya da trigeminal nevralji), yüzdeki başlıca duyusal sinir olan trigeminal sinirle ilgili bir hastalıktır.
Karpal tünel sendromu
Tıbbi terimHissiszlik, batma ve bas parmak, isaret parmağı ve orta parmakalrda ağrı.
Ağrılı tik
Tıbbi terimAğrılı tik, tic douloureux ya da trigeminal nevralji olarak da bilinir.
Yüz felci
Tıbbi terimYüz kaslarının, yüz sinirlerinin inflamasyonu veya bu sinirlerin hasar görmesiyle zayıflamasıdır.
Pruritus ani
Tıbbi terimAnüste meydana gelen kaşıntı.
Akciğer kanseri
Tıbbi terimAkciğer kanseri sık görülen bir kanserdir, hem erkeklerde (prostat kanserinin ardından) hem de kadınlarda (göğüs kanserinin ardından) en sık görülen ikinci kanser türüdü.