Tanı

Tanı

Geleneksel akupunkturda hastaya tanı koyarken, sésine, diline, gözlerine, deri ve saç yapısına, beden diline ve fiziksel belirtilere bakılır. Yaşam biçimi, uyku düzeni ve yiyecek tercihleri de tanıda göz önünde bulundurulur. Akupunkturcular, vücuttaki ch'i akışını ölçmek için, altısı el bileğinde bulunan on iki nabız noktasına bakar. Tanı, hastalığın tehareketi, kan dolaşımını hızlandırır. melinde yatan denge bozukluğunun anlaşılmasına yardım eder. Bu ise, yalnızca belirtilerin yok edilmesinin ötesine geçen, hastaya özgü tedavinin biçimlenmesini sağlar Akupunkturda en yaygın tedavi biçimi vücuttaki özel noktalarda deri yüzeyine paslanmaz çelik iğnelerin batırılmasıdır.

İğnenin batırılacağı derinlik, hastaya ve o noktanın özelliğine bağlıdır. İğneler bu noktalarda 45 dakikaya kadar tutulabilir. Akupunktur, bu süre içinde iğnelere hafifçe dokunulmasıyla gerġekleştirilir. İğne sayısı ise akupunkturu uygulayan kişinin tekniğine ve hastanın durumuna göre değişir. Akupunktur, uygulanan tedaviye bağlı olarak, düzenli biçimde birkaç ayda bir yinelenir. Akupunktur, doğru olarak ve bir uzman tarafından yapıldığı sürece, acı veren bir tedavi biçimi değildir. Genellikle, ilk iğnenin Batıdaki masaj uygulamalarında, geleneksel Çin tıbbındaki meridyen sistemi kullanılır; vücut, her seansta, masaj uygulanacak noktaları içeren bölümlere ayrılır.

batırılışında, iğnenin batışı dışında hiçbir şey hissedilmez. Sonra hafif bir ürperti, iğnenin etrafında bir duyusuzluk ya da ısı yayılması hissedilebilir. Hastalar, genellikle seans sırasında kendilerini çok rahatlamış hisseder.

Yorumlar yükleniyor...