Alerji
Immün sisteminin alerjen olarak bilinen çok çeşitli maddelere verdiği uygun olmayan ya da aşırı reaksiyonlar nedeni ile oluşan çeşitli durumlar. Astım ve saman nezlesi (bkz. rinit, alerjik) gibi sık rastlanan birçok hastalık insanların büyük kısmında hiçbir semptoma yol açmayan maddelere karşı alerjik reaksiyonlar nedeni ile olmaktadır. Alerjik reaksiyon, yalnızca, vücut ilk karşılaşmadan sonra duyarlı hale geldiğinde, alerjene ikinci ya da sonraki maruziyet halinde ortaya çikar. Neden sadece bazı kişilerde alerji geliştiği bilinmemektedir, ancak sekiz kişiden yaklaşık birinde alerjenlere kalıtımsal bir yatkınlık var gibi görünmektedir (bkz. atopi).
TİPLERİ VE NEDENLERİ
Immün sisteminin fonksiyonu, mikroorganizmaların yüzeyinde bulunan antijenleri (yabancı proteinleri) tanımak antikorlar (immünglobulin de denir) ve duyarlı lenfositler (beyaz kan hücreleri) oluşturmaktır. Immün sistemi bu antijenler ile karşılaştığında antikorlar ve duyarlı lenfositler bunlarla etkileşime girer ve sonuçta mikroorganizmalar yok edilir. Alerjilerde de benzer bir immün yanıtı gelişir; ancak immün sistemi zararsız maddelere karşı antikorlar veya duyarlı lenfositler oluşturur, çünkü bu alerjenler yanlışlıkla zararlı olabilecek antijenler olarak tanınmistır. Alerjilerde görülen uygun olmayan ya da aşırı reaksiyonlar, hipersensitivite reaksiyonları olarak bilinir ve dört farklı mekanizmadan herhangi birini gösterebilir (Tip I ile IV hipersensitivite reaksiyonlari olarak adlandırılırlar.) TİP I HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONU Çoğu iyi bilinen alerji, alerjenlerin immün sistemini, immünglobulin E (IgE) olarak adlandırılan bir tipe ait olan ve deride ve mide ic duvarı, akciğerler ve üst solunum yollarında varolan hücreleri (mast hücreleri veya bazofiller olarak bilinir) saran spesifik antijenler oluşturmak üzere uyararak ani semptomlar yaptığı Tip I (anaflaktik ya da ani olarak da bilinir) hipersensitivite nedeni ile olmaktadır. Alerjen, ikinci kere karşılaşıldiğında, IgE antikorlarına bağlanır ve mast hücreleri icindeki granüllerin alerji semptomlarından sorumlu olan çeşitli kimyasal maddeler salgılamasına yol açar. Salgılanan kimyasal maddeler arasında kan damarlarında genişleme, sivının dokulara sızması ve özellikle akciğer havayollarında kas kasılmaları yapan histamin bulunmaktadır. Semptomlar, kaşıntı, şişme, aksırma ve hırıltılı solunumu içerebilir. Tip I reaksiyonla ilişkili özel durumlar arasında astım, saman nézlesi, ürtiker, anjiyoödem, anaflaktik şok (ciddi, yaygın alerjik reaksiyon), muhtemelen atopik egzama ve bazı besin alerjileri yer alır. TİP II -IV HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONLARI Tip II-IV hipersensitivite reaksiyonları Tip I reaksiyonlardan farklı mekanizmalara sahip olduğu için alerjilerde daha az adları geçmektedir. Ancak, derinin nikel gibi maddelerle uzun süre temasa yanıt verdiği kontakt alerjik dermatit, Tip IV hipersensitivite reaksiyonunun sonuÇeşitli polen tanelerinin elekron mikrograf Polen alerjenin sık rastlanan bir örneğidir. Bitkilerin (çimen ve ağaç gibi) havada dolaşan polen taneleri, en sık rastlananı alerjik rinit (saman nezlesi) olan alerjik reaksiyonu tetikleyebilir. cudur. TEDAViSi Mümkün olduğunda, herhangi bir tipteki alerjinin en etkili tedavisi ilgili alerjenden kaçınmaktır. Alerjik reaksiyonlarda ilaç tedavisi semptomları hafifleten antihistamin ilacların kullanılmasını icerir. Bazı antihistaminler, örneğin gece egzamaya bağlı kaşıntıyı azalmaya yardımcı olan sedatif etkiye sahiptir; çoğu sersemlik yapmaz ve böylece gün boyu kullanım için de daha uygundurlar. Sodyum kromoglikat, montelukast, ve kortikosteroidler gibi ilaçlar semptomların gelişmesini önlemek için düzenli şekilde kullanılabilirler. Hiposensitizasyon, arı sokması gibi özel alerjenlere alerjik reaksiyonlardan yakınan az sayıda kişide işe yarayabilir. Tedavi, gelecekteki reaksiyonları durduracak olan antikorların oluşmasını sağlamak için giderek artan dozlarda alerjen verilmesinden olusur. Hiposensitizasyon, ciddi alerjik reaksiyona yol açabileceği için yakın gözlem altında yapılmalıdır.. (ayrıca bakınız gecikmiş alerji.)
Benzer tıbbi terimler
Tümünü görInterstisyel pulmoner fibroz
akciğer dokusunun daha çok alveolleri (akciğerlerdeki küçük hava kesecikleri; bkz.
Hipersensitivite
Immün sisteminin (enfeksiyona karşi savunma) antijene (yabancı olarak tanınan protein) aşırı reaksiyon vermesi dir.
Immün sistemi bozuklukları
Immün sistemi bozuklukları, immün yetersizliklerini ve immün sisteminin polen gibi genel olarak zararsız antijenlere uygun olmayan şekilde yanıt verdiği alerjiyi içerir.
Anaflaktik şok
Yasamı tehdit eden nadir bir alerjik reaksiyon.
Alerjiler
Alerji belli maddelere verilen fiziksel tepkidir.
Immün yetersiz
(immunocompromised) Belirli tıbbi tedaviler (immün süprezant ilaçlarla yapılan tedaviler) veya hastalık (AIDS veya kanser gibi) nedenleriyle immün sistemi faaliyeti azalmış olan kişileri tanımlamak için kullanılan terimdir.
Benzer içerikler
Interstisyel pulmoner fibroz
Tıbbi terimakciğer dokusunun daha çok alveolleri (akciğerlerdeki küçük hava kesecikleri; bkz.
Hipersensitivite
Tıbbi terimImmün sisteminin (enfeksiyona karşi savunma) antijene (yabancı olarak tanınan protein) aşırı reaksiyon vermesi dir.
Immün sistemi bozuklukları
Tıbbi terimImmün sistemi bozuklukları, immün yetersizliklerini ve immün sisteminin polen gibi genel olarak zararsız antijenlere uygun olmayan şekilde yanıt verdiği alerjiyi içerir.
Anaflaktik şok
Tıbbi terimYasamı tehdit eden nadir bir alerjik reaksiyon.
Alerjiler
Tıbbi terimAlerji belli maddelere verilen fiziksel tepkidir.
Immün yetersiz
Tıbbi terim(immunocompromised) Belirli tıbbi tedaviler (immün süprezant ilaçlarla yapılan tedaviler) veya hastalık (AIDS veya kanser gibi) nedenleriyle immün sistemi faaliyeti azalmış olan kişileri tanımlamak için kullanılan terimdir.
Antijen testi
Tıbbi terimVücuttaki bağışıklık sistemi, tanımadığı yabancı moleküllere tepki verir; bunlara antijen denir ve bakteriler (örneğin, salmonella), virüsler (örneğin, hepatit B), zehirli maddeler (toksin) ve alerjiye yol açan maddeler vb.
Beyaz kan hücresi
Tıbbi terimLökosit ya da akyuvar olarak da bilinen.