Böbreküstübezleri

BÖBREKÜSTÜBEZLERİ

İki böbreküstübezi karnın arka tarafında her biri bir böbreğin üst kısmında uzanır. Her böbreküstübezi 3-5 santimetre boyunda, üçgene benzer şekilli ve kahverengimsi sarı renktedir. Her bezin iki parçası vardır; dış kısmında böbreküstübezinin korteksi (kabuğu) ve içte medulla. İkisi de hormonlar üretir ve salgılar ama yapı, fonksiyon ve gelitarafindan (endokrin bezler adı verilir, böbreküstübezler de buna dahildir) kimyasal olarak üretilir ve dokulara ve kan damarlarına salgılanır. Belirli hücrelerin aktivitelerini değiştirerek iş görürler, bu hücreler belirli bir yerde veya yaygın olabilir ve endokrin bezden uzakta da olabilirler.

Böbreküstübezleri hem dış hem de iç bölümlerinden çeşitli hormonlar salgılar Böbreküstübezinın dış bölümünden salgılanan hormonlar kolesterolden üretilirler ve steroid adını alırlar. Kortizon gibi glukokortikoidlere, aldesteron (böbreküstübezinden salgılanan ve vücudun su dengesini sağlayan hormon) gibi mineralokortikoidlere ve cinsiyet hormonlarına benzer olan androjenlere bölünürler. Glukokortikoidler, glikoz metabolizması ile ilgilidir ve vücudun bir yaralanmaya karşı cevabıdır. Glukokortikoidlerin etkilerinden birisi vücudun bağışıklık tepkisini azaltmaktır. Bu, organ nakillerinden sonra doku reddinin tedavisinde ve alerjik reaksiyonları önlemekte kullanılmalarına yol açmıştır.

Mineralokortikoidler, böbreküstübezleri tarafından üretilen bir hormon türüdür. Vücuttaki yeterli sıvı hacminin, kan basıncının ve kalp verimliliğinin devam etmesi ile ilgili dir. Mineralokortikoid eksikliği, örneğin Addison hastalığı, kalp veriminin düşmesine ve ölümcül nitelikte bir şoka neden olabilir. Aldesteron, mineralokortikoidlerin en önemlisidir. Böbreklerde, ter ve tükürük bezleri gibi diğer dokularda sodyum tutulmasını arttırır; ayrıca potasyum salgılanmasına neden olur. Aldesteronun sodyum tutulumundaki etkisi kan hacminin kontrolü için önemlidir.

Eğer böbreklerdeki kan akışı veya kan hacminde bir düşüş varsa, böbrekten renin salgılanır ve ikinci bir hormon olan anjiyotensin üzerinde etki göstererek aldesteron seviyesini arttırır. Bu durum, sodyumu korumaya ve böylece kan miktarını doğru düzeyde tutmaya yardımcı olur. Androjenler erkek cinsel özelliklerinin gelişimine katkıda bulunur. Kadınlarda aşırı üretimleri erkeksileşmeye neden olur. Glukokortikoidlerin miktarı ve böbreküstübezi tarafından salgılanan androjen miktarı böbreksütübezini uyaran hormon (ACTH) tarafından kontrol edilir. Bu, hipofizin ön lopu tarafından salgılanan bir hormondur.

ACTH daha sonra böbreküstübezinin dış bölümünden glukokortikoidlerin ve cinsiyet hormonlarının salınmasını uyarmak için kan yolu ile böbreküstübezine gider. ACTH salgılanması ACTH salgısını uyaran kortikotropin salıcı hormon (CRH Hipofiz bezinden salgı salınımı sağlayan hormon) salgılayan hipotalamus tarafından düzenlenir. Kortizon hem CRH hem de ACTH üzerine tersine geri bildirim döngüsü adı verilen bir mekanizma ile etki gösterir; buna göre aksi de geçerli olmak üzere kortizondaki artış CRH ve ACTH'da düşmeye sebep olur. Böbreküstübezinin iç bölümü sinirsel dokudan (sinir dokusu) türemiştir ve epinefrin (adrenalin) ve norepinefrin (noradrenalin) üretimi ve salgısı ile ilgilidir.

Bu hormonlar kalp atış hızının artmasına, solunum yollarının genişlemesine ve enerji için glikojenin parçalanarak glikoza dönüşmesine neden olurlar. Bütün bunlar vücudu acil durumlarla baş edebilmek için donanımlı hale getirir. Epinefrin (adrenalin) hormonu, gerginliğe cevap olarak böbreküstübezinin iç bölümünden salınır. Epinefrin kalp atış hızını, kan basıncını ve kaslara giden kanı arttırır. Karaciğerin kana glikoz vermesine neden olur. Bu değişiklikler vücudun gerginlik ve tehlike durumlarında görev yapabilmesine imkan verir. Epinefrin, kimyasal olarak üretilebilir ve şok, alerji atakları, anafilaksi ve astım tedavisi için ilaç olarak kullanılabilir.

Cerrahide kave sağlığımız için büyük önem taşırlar. Glikoz miktarını, vücudun yaralanmalar karşısında verdiği yanıtları, kan mini kontrol eder.

Yorumlar yükleniyor...