Fovea
Yüksek yoğunlukta ışığa-duyarlı hücre içeren ve retinanın merkezinin kenarında konumlanmış olan bir bölgedir. Fovea, detaylı görüntü elde edilmesini sağlar. (Bakınız ayrıca renk görme.) Foville sendromu Beyin sapının merkezindeki dokuların hasar görmesinden (genellikle damar tıkanıklığı veya tümör) kaynaklanan nörolojik bir durumdur. Bu hasar, zayıflayan göz hareketleriyle birlikte uyuşukluğa ve tek taraflı yüz felcine neden olur. Hareket ettirici sinir lifleri de zarar görerek ve felç veya zayıflamaya (bkz. kısmi felç) yol açarlar. Fox-Fordyce hastalığı Apokrin bezlerinin (Bkz. ter bezleri) bulunduğu bölgedeki küçük sivilcelerle karakterize edilen ve en cok kadınlarda görülen kaşıntılı bir hastalıktır. Fox-Fordyce hastalığının küçük sivilceleri, epidermisteki (derinin en üst tabakası) apokrin kanallarının tıkanması veya kopmasıyla oluşurlar. Tropik retinoidler (vitamin A derivatları) ve antibiyotik ilaçlarla gerçekleştirilen tedavi, uzun dönemde bu hastalıktan şikayetçi olan hastaların semptomlarının iyileşmesine yardımcı olur. fraktür (kemik kırılması) Kemiklerde meydana gelen kırılma. Kırıklar genellikle kemiğin eninde meydana gelirler, ancak boyuna, eğik ve spiral de olabilirler. TÜRLERİ İki ana tür fraktür vardır: Kapalı (basit) ve açık (bileşik). Kapalı bir kırılmada, kırık kemik ucları derinin altında kalırlar ve cevresel dokunun kücük bir kısmı zarar görür; açık bir fraktürde ise, kemik uclarından biri va da her ikisi derinin dısına cıkar. Kapalı veya açık fark türlerde eğer kemik uclarının hizası bozulmuşsa buna kayma denir. Fraktürler, kırığın modeline göre de ayrılabilirler: Örneğin, uzun kemiklerde görülen enine veya spiral fraktürler. Yarıkırıklarda, kırılma kemiğin eninin tamamı boyunca gerçekleşmez. Bu tür kırılmalara çocuklarda rastlanır, çünkü onların kemikleri bükülebilirlikleri yetişkinlere göre daha fazladır. Avülsiyon kırılmalarda kemiğin küçük bir parçası tendon tarafindan koparılır. NEDENLERI Kırıkların bir çoğu, kemiğe kaldırabileceğinden fazla bir kuvvetin uygulandığı yaralanmaların sonucunda ortaya çıkar. Kuvvet, parmağa çekiçle vurulmasında olduğu gibi doğrudan, veya ayakta meydana gelen dönmenin kaval kemiği üzerinde meydana getirdiği şiddetli baskı gibi dolaylı olabilir. Osteoporoz ve belirli kanser türleri gibi bazı hastalıklarda kemik öylesine zayıflamıştır ki en hafif yaralanmalarla veya hiçbirşey olmaksızın kemikler kendiliğinden kırılabilir; bu durum patolojik fraktür olarak bilinir. Osteoporoz hastalığından şikayetçi olan hastalarda omurların sıkışma kırıkları görülür. Kirılmalara en yatkın olan kesim yaşlılardır çünkü düşme ihtimalleri daha yüksektir ve kemikleri kırılgandır.
SEMPTOMLAR VE İŞARETLER
Kırılmaların en çok meydana geldiği bölgeler, el, el bileği (bkz. colles kırığı), ayak bileği eklemi, klaviküla (köprücük kemiği) ve femur boynudur. Kırılmanın olduğu bölgede şişme ve duyarlılık görülür. Ağrı genellikle şiddetlidir ve hareket etmeyle daha da kötüleşir.
TEŞHİS VE TEDAVİ
Kırık varlığı, röntgen vasıtasıyla doğrulanır. Kemik, kırıldıktan sonra yakın zamanda iyileşmeye başlar, bu nedenle tedavinin öncelikli amacı kemik uçlarının doğru hizalanması olmalıdır. Kaymış kemik uçları, deri üzerinden veya kesik açılarak gerçekleştirilen manipülasyonla, genel anesteziyle pozisyonlanarak yerleştirilir. Kemik daha sonra sabitlenir. Bazı vakalarda kemik uçları vida veya plakalarla bağlanır.
İYİLEŞME VE KOMPLİKASYONLAR
Kırılmaların çoğu problemsiz olarak iyileşmektedir. Kırılmış olan kemikteki kan akışının yetersiz olması (kan damarlarının hasar görmüş olmasının bir sonucu olarak) veya kemik uçlarının birbirlerine yeteri kadar yaklaşmaması nedeniyle iyileşme bazı durumlarda gecikebilmektedir. Eğer kırık parçalar bir araya getirilemiyorsa iç fiksasyon veya kemik aşısı gerekebilir. Osteomiyelit (kemik iliği iltihabı) açık kırığın muhtemel bir komplikasyonudur. Kırığın sonrasında yapılan fizyoterapi rehabilitasyonun bir parçası olarak önemli bir rol oynar, çünkü kemiğin uzun süre bovunca tamamen hareketsiz kalması, o bölgedeki kas kütlesinin kaybına ve eklemlerin sertliğine vol acabilir. (Bakınız ayrica diş kırılması; humerus kırılması; çene kırılması; marş kırılması; Pott kırılması; radyus kırığı; kaburga kırığı; kafatası kırığı; Smith kırığı; stres kırılması; Dirsek kemiği kırılması)
Benzer tıbbi terimler
Tümünü görRetina
Gözün arka iç yüzünü örten, üzerine kor nea (göz küresinin ön bölümünü oluşturan saydam kubbe) ve lens (ince odaklamayı yapan göz bölümü) tarafından görüntü yansıtılan ışığa duyarlı zar.
Kolajen
Güçlü ve lifli bir protein.
Vizyon (görme)
Görme yeteneğidir.
Maküla
Ince detavları görmeden sorumlu retinanın (göz arkasında ışığa duyalı katman) özel bir alanıdır.
Retina dekolmani
Retinanin (gözün arka bölümündeki ışiğa duyarlı iç tabaka) gözün arka bölümünün daha dış tabakalarından ayrılması.
Kolaps
Bir yere kapanma durumunu veya aşırı yorgunluğu için tıbbi olmayan bir terim.
Benzer içerikler
Retina
Tıbbi terimGözün arka iç yüzünü örten, üzerine kor nea (göz küresinin ön bölümünü oluşturan saydam kubbe) ve lens (ince odaklamayı yapan göz bölümü) tarafından görüntü yansıtılan ışığa duyarlı zar.
Kolajen
Tıbbi terimGüçlü ve lifli bir protein.
Vizyon (görme)
Tıbbi terimGörme yeteneğidir.
Maküla
Tıbbi terimInce detavları görmeden sorumlu retinanın (göz arkasında ışığa duyalı katman) özel bir alanıdır.
Retina dekolmani
Tıbbi terimRetinanin (gözün arka bölümündeki ışiğa duyarlı iç tabaka) gözün arka bölümünün daha dış tabakalarından ayrılması.
Kolaps
Tıbbi terimBir yere kapanma durumunu veya aşırı yorgunluğu için tıbbi olmayan bir terim.
Odak noktası
Tıbbi terimIşınların lensin içerisinden geçtikten sonra birleştikleri noktadır.
Gece körlüğü
Tıbbi terimLoş ışıkta görememe durumu.